Boyner Grup 2023’ü 1 milyar dolar ciroyla kapatıyor

Boyner Grup Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, bu yılı 1 milyar dolar ciroyla kapatacaklarını belirterek, “Şu anda ciromuzun yüzde 25’i onlinedan geliyor. Önümüzdeki yıl sonu bu oran yüzde 40’a gidecek. 2 yılda da yüzde 60’a gelecek.” dedi.

Boyner, “İş Dünyası Söyleşileri” kapsamında AA’ya yaptığı açıklamada, küresel tabloyu iki yönlü değerlendirmek gerektiğini, ekonomi tarafından bakıldığında, dünyanın çok sert bir kış geçirdiğini söyledi.

Son 15 yıla bakıldığında, ABD’de bir bankacılık krizi gördüklerini, sonra Avrupa ekonomilerinde bir borç krizi ve ardından büyüme perspektifinde uzun yıllar devam eden bir toparlanamama sendromu yaşadıklarını ifade eden Boyner, şunları kaydetti:

“Tüm bunlar tabii ki zorlayıcı; acı reçeteler gerektiren, çözmesi de uzun yıllar alan bir süreç. Ama yüksek enflasyonun yarattığı tahribat bence çok daha tehlikeli. Gelişmiş ekonomilerde çok uzun yıllardır böylesine yüksek enflasyon rakamları görmemiştik. Şunu unutmayalım; enflasyonun etkisi sadece ekonomiyle sınırlı değil. Enflasyon, sosyal ve toplumsal açıdan da dengeleri bozan bir düşman. Bunun bilincinde olmak, enflasyonu gerçekten ciddiye almak, enflasyonun ne kadar yıkıcı olabileceği konusunda ekonomik hayatın ötesinde analizler yapabilmek çok önemliydi. Bence hem ABD hem de Avrupa, iktisat biliminin de önerdiği şekilde, bu konuda hızlı ve önemli aksiyonlar aldı. Bugün geldiğimiz noktada, enflasyonun kontrol altına alındığını söyleyebiliriz. 2024 yılı ile birlikte yavaş yavaş faiz indirimleri de görebiliriz dünya merkez bankaları tarafından. Şunu da göz ardı etmemek lazım. Dünya çok sert bir kış geçirdi ama henüz bahar gelmedi. Hala yerler buzlu. İyimser olmak ile gerçekçi olmak arasındaki dengenin çok iyi kurgulanması gereken bir dönemdeyiz. Ekonominin ötesine odaklandığımızda ise insanlık olarak çok iyi bir sınav verdiğimizi söyleyemeyiz. İklim krizi, teknolojik eşitsizlikler, savaşlar, jeopolitik gerginlikler… En basit tabiriyle insanlık olarak 21. yüzyıl hayalimize yakışmayan bir performans sergiliyoruz bence. Son 1,5 yılda, yanı başımızda ortaya çıkan iki savaş, iki insanlık trajedisi var. Ülkemiz ve dünya için önemli olan tüm bu gerçekliklerin farkında olmak, belirsizlikler ve olası riskleri öngörerek aksiyon almak… Zorluklar her zaman var ve hep olmaya da devam edecek. Bizim de yapmamız gereken bu zorlukları görmek ve farklı planlarla geleceğe odaklanmak.”

İş dünyasının yeni dönemini şekillendiren 3 başlık

Cem Boyner, içinde bulunulan konjonktür bazında ekonomi için en büyük kırılganlığın, geçen yılın sonundan bu yana tüm dünyanın mücadele ettiği enflasyon olduğunu vurgulayarak, sadece küresel ve ulusal ekonomiyi değil, iş dünyasının yeni dönemini şekillendiren 3 önemli başlık bulunduğunu söyledi.

Boyner, şöyle devam etti:

“İlki dönüşüm… Dönüşüm bugün hayatımızın en büyük gerçekliği; pandeminin etkisiyle ortaya çıkmadı, sadece hızlandı. En çok dijital dönüşümü, yani baş döndürücü bir hızla gelişen ve her sektörün ardına ‘-tech’ eklemesini yapmamıza neden olan bir teknoloji devrimi yaşadığımız doğru. Ancak dönüşüm bundan ibaret değil, sosyal yaşamlarımızdan bakış açımıza, iş yapma biçimlerimizden işte başarı kriterimize kadar her şey değişti ve değişmeye devam ediyor. İkincisi kapsayıcılık ve toplumsal fayda… Bundan 10-15 yıl öncesine kadar karlılık oranlarımızla, ciromuzdaki sıfırların bolluğu ile başarımızı özetlerdik. Bugün bu artık kesinlikle yeterli değil. Evet, şirketlerin finansalları tabii ki değerli ancak yaratılan sosyal etki tüm bunların önüne geçmiş durumda. Üçüncüsü de sürdürülebilirlik… Davos’ta pandemi ‘wake-up call’ olarak adlandırıldı; yani ‘artık uyanın ve endişe edin.’ İklim krizi artık görünmez, sadece öngörülen bir düşman değil, hemen yanı başımızda. Böyle bir ortamda sürdürülebilirliği sadece su ve enerji tasarrufu ya da çiçek, böcek ile sınırlandırmanın imkansız olduğunu bizzat deneyimledik. Sürdürülebilirlik tüm unsurlarıyla artık bir iş kültürü, hatta bir iş modeli. Bu 3 başlığın hem iş dünyası hem de ekonomiyi kökten değiştirdiği bir dönemden geçiyoruz. Paranın kendisinin, tüketimin, tüm alışkanlıkların dijitalleştiği, dönüştüğü, iş dünyasının kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik vizyonu olmadan ilerlemeyeceğinin artık kesinleştiği günümüzde, ekonominin kurallarını da bu 3 başlıkta yaşanan devrimler belirleyecek.”

“Yine aslanlar gibi başarabiliriz”

Boyner Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Boyner, Türkiye’nin, dünyanın en benzersiz ülkelerinden biri olduğunu ifade ederek, “100 yıllık bir Cumhuriyet’iz. Evet, son 2 yıldır gündemimizde enflasyon ilk sırada. Sadece biz değil, neredeyse tüm dünya ekonomi sınavından geçiyor. Yeni kararlarla birlikte dünyanın bu mücadeleden galip çıkacağına inanıyorum. Burada bilimden ayrılmayarak ortak akla dayanan politikaların sürdürülebilir olması ve bu yolda kararlılıktan vazgeçilmemesi kritik elbette.” diye konuştu.

Bu zorluklarla daha önce de karşılaştıklarını ve üstesinden geldiklerini belirten Boyner, “Yine aslanlar gibi başarabiliriz. Türkiye’ye güveniyorum, bu ülkenin insanlarının enerjisine, heyecanına ve hayallerine güveniyorum. Coğrafyamızın gücünü doğru yönetip o olağanüstü insan hazinemizi doğru yönlendirebilirsek Türkiye’yi kimse tutamaz.” dedi.

Bütün çocukluğunun yüksek enflasyon ve faizle geçtiğini, enflasyonlu bir ortamda neler olabildiğini, çıkışın ne kadar zor ve sert olduğunu bildiğini ifade eden Boyner, ekonomi yönetiminin bu enflasyonist ortamdan çıkmak için çok doğru bir programla doğru işler yaptığını düşündüğünü kaydetti.

Bir yola girildiğini, gelecek dönemde yapısal reformların da önünün mutlaka açılması gerektiğini belirten Boyner, “2024 sonuna kadar programın aksamadan hükümetin desteğini alarak devam etmesi gerçekten çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

“Klişe formüllerle yeni bir yıla hazırlanmak bu sektör için geçerli bir yöntem değil”

Cem Boyner, perakende sektöründe yaşanan gelişmelere değinirken, özellikle üst-orta gelir grubunun salgın boyunca ertelediği ihtiyaçlarını, “fiyatlar daha da artacak” beklentisiyle bir an önce karşılama yoluna gittiğini ve alışveriş patlaması yaşandığını, hatta sektörde sürecin “intikam alışverişleri” olarak adlandırıldığını söyledi.

2023’ün bunun sona erdiği, farklı gelir gruplarından tüketicilerin durulduğu bir yıl olduğunu, bunda; turistlerin piyasadan çekilmesi ve yüzyıllık rekor sıcakların da payı bulunduğunu anlatan Boyner, şöyle devam etti:

“2024’ün sektörümüz için kolay geçeceğini iddia etmek gerçekçi olmaz. Son 5 yılda yaşadıklarımızın büyük bir kısmını ilk defa yaşadık. Önümüzdeki yıl sıfır kilometre, paketi açılmamış sorunlar karşımıza çıkacak. Özellikle perakende alanında bu bahsettiğim durum çok daha keskin. Çünkü burada ileri teknolojiyle tercihleri değişen, daha fazlasını talep eden bir tüketici kitlesi var. Klişe formüllerle yeni bir yıla hazırlanmak bu sektör için geçerli bir yöntem değil. Dolayısıyla burada reflekslerin dışına çıkmak, sokağın nabzını yakalamak, finansal bilanço beklentilerinden çok daha önemli. Boyner Grubu olarak bu konuda şanslıyız. Çok atak ve çok çabuk yön değiştirebilen ekiplerimiz var. Bu da bize hız, esneklik ve icat çıkarabilme yeteneği kazandırıyor. İcat çıkarmak… İşte bu, en çok inandığımız kavram. Öte yandan, Türkiye, farklı fırsatları barındıran, parlak fikirlerin yaşama geçirilmesi için çok cazip bir ülke.”

“Online satışlar, yüzde 392 artarak payımızı 2023 toplamında yüzde 25 oranına getirdi”

Boyner Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Boyner, 6 grup şirketi, 250’den fazla mağaza, e-ticaret siteleri, mobil uygulamaları ve 8 bini aşkın çalışanla Türkiye’nin “lider mağaza ve moda perakendesi grubu” olarak güçlü konumlarını koruduklarını bildirdi.

Boyner, “Konjonktür ne olursa olsun biz uzun soluklu yatırımlarımıza her zaman devam ettik ve ediyoruz. Daha önemlisi, bu yatırımların her zaman yenilikçi, öncü ve oyun bozan olmasına dikkat ettik. İcat çıkarmayı seven bir grubuz; 2023 için de yeni icatlarımız oldu. Bunun başında Boyner Now ve Hopi’deki yatırımlarımız var.” dedi.

Boyner’in büyük bir dönüşümün tam ortasında olduğunu, 15 milyonu aşan müşterisi bulunduğunu, pazar payını arttırarak hızlı ve karlı bir şekilde büyüdüğünü anlatan Boyner, şunları kaydetti:

“Grup olarak borçluluğumuz sıfıra yakın. Karlılık, enflasyonun da ötesinde büyüdü. 1 milyar dolar ciroya gidiyoruz. Boyner Now aydan aya büyümede ortalama yüzde 24’ü yakaladı. Online satışlar, toplamda yüzde 392 artarak payımızı 2023 yılı toplamında yüzde 25 oranına getirdi. 15 milyonu aşan müşteriyle pazar payımızı artırarak hızlı ve karlı bir şekilde büyümeye devam ediyoruz. Bizim sektörümüz için çarpıcı bir anlam ifade eden bu rakamlar şunu gösteriyor; doğru yoldayız, işimizi de çok iyi yapıyoruz. Gelecek dönem için en büyük fırsatın ‘FinTek’ olarak adlandırdığımız finansal teknolojiler ve BNPL gibi (şimdi al, sonra öde) modellerde olduğu görüşündeyim. 2023’te Hopi ile perakendede yeni bir icat yarattık; kartsız taksit seçeneğiyle müşterilerimize yepyeni alışveriş imkanları geliştirdik. Şu anda enerjimizin büyük kısmını müşterilerimizin alışverişlerini kolaylaştırmaya yönlendirdik. Herkesin yaptığını yapmıyor, deneye deneye gidiyoruz. Bu bizim, bütün işlerimizde teknolojinin çok hakim olduğu yerlere götürecek en güçlü kaslarımızdan biri. Koşullar ne olursa olsun bize fark getirecek projeleri hiç gözümüzü kırpmadan üretmeye devam edeceğiz. Farklılığımızı korumaya devam edeceğiz ve en önemlisi tüm bunları yaparken, müşterilerimizin kalbindeki yerimizi sağlam tutmaya devam edeceğiz.”

Grup şirketlerinden Altınyıldız’ın yaklaşık 60 milyon dolarlık cirosuyla “amiral gemileri” olduğuna, Altınyıldız’ın üretiminin neredeyse yarısından çoğunun ihraç edildiğine işaret eden Boyner, Altınyıldız Classics’in ise 50’yi aşan mağaza sayısıyla yurt dışında çok önemli bir ayak izine sahip olduğunu söyledi. Boyner, “Erkek giyiminde Türkiye’de lider marka konumunda, yurt dışında da çok güçlü ilerliyor. İhracat pazarlarının başında Amerika, Almanya, Hollanda, Fransa, İngiltere, Rusya, Finlandiya, Avustralya, Japonya ve İspanya var. 50’yi aşkın ülkeden bahsediyoruz ve bu rakamı hızla artırıyoruz.” dedi.

“Bir perakende şirketi gibi görünmemize rağmen, aslında perakende şirketi değiliz”

Cem Boyner, bir perakende şirketi gibi görünmelerine karşın aslında perakende şirketi olmadıklarını belirterek, “Grup şirketlerimiz, mağazalarımız, e-ticaret sitelerimiz ve mobil uygulamalarımızla dünyada bizim sektörümüzde bizim gibi olan başka bir şirket yok. Şu anda ciromuzun yüzde 25’i onlinedan geliyor. Önümüzdeki yıl sonu bu oran yüzde 40’a gidecek. 2 yılda da yüzde 60’a gelecek. Teknoloji işimizin çok önemli bir parçası. Boyner Now aylık yüzde 24 büyüyor, önümüzdeki süreçte daha çok büyüyecek. Mağazacılığımız çok hızlı gelişiyor. Online çok hızlı büyüyor. Perakende şirketinin ötesinde bir yere gidiyoruz.” şeklinde konuştu.

Günümüzde teknoloji ve hızın, yeni ve farklı iş modellerinin en büyük kaldıracı haline geldiğini vurgulayan Boyner, sözlerini “Bugün artık dijital dönüşüme yatırım yapanların işlerini sürdürebildiği bir dönemdeyiz. Biz de işimizle ilgili hayallerimizi gerçekleştirmenin en doğru yolunun dijitalleşme olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda yeni yetkinliklerimizle yepyeni stratejileri sahaya yansıtıyoruz. İnovasyonu hedef olarak belirleyip teknolojiyi araç olarak kullanıyoruz.” diye tamamladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx