Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Ortada bir hırsızlık varsa elbette ki savcılar bunu soruşturacaktır” dedi.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Sivas’ta gündeme dair yaptığı açıklamalarda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk suçlaması ile tutuklanması ve sonrasındaki eylemleri değerlendirdi.
Destici, 560 milyara yakın büyük bir paradan bahsedildiğini belirterek, “Biz ilkesel olarak sürecin, hukuk, demokrasi ve insan hakları ilkeleri çerçevesinde yürütülmesini savunuyoruz. Sadece bu sürece mahsus değil her şeyin hukuk, demokrasi ve insan hakları çerçevesinde yürütülmesi gerekiyor. Tabii ki hiç kimse dokunulmaz değildir. Ortada bir suç varsa, ortada bir yolsuzluk varsa, ortada bir hırsızlık varsa elbette ki bu da bir şekilde savcılara ulaştırılmışsa savcılık bunları soruşturacaktır. Yapılan tahkikatlarda, masak raporlarında, savcılığın yaptığı soruşturmada ciddi bulgu ve delillere erişilmiştir. 560 milyar gibi bir paradan bahsedilmektedir. 560 değil 56 milyar bile olsa çok büyük bir paradır. 5-6 milyar da olsa büyük bir paradır. 1 lira için bile beytülmale el uzatılmışsa, yetimin hakkına el uzatılmışsa elbette ki hukuk bunun hesabını sorar” dedi.
“Teröristler ile mutabakat yapıldı, para aktarıldı”
Destici, terör örgütüyle mutabakat yapıldığı ve para aktarıldığına dair araştırma sonuçları olduğuna dikkat çekerek, “Kent uzlaşısı adı altında terör örgütünün kendisi başta olmak üzere, bizzat aracılar aracılığıyla terör örgütü mensuplarıyla görüşmelerden bahsediliyor. Teröristler ve siyasi uzantılarıyla yapılan görüşmeler, mutabakatlar, para aktarımları, örgütün istediği kişilerin çeşitli belediyelerde meclis üyesi veya başkan yardımcısı, hatta belediye başkanı ya da personel olarak görevlendirilmeleri yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkartılmış gerçekler” dedi.
“Mitingde ‘polisle çatışalım mı çatışmayalım mı’ oylaması yaptı”
Destici, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mitingde binlerce kişiye hitaben yaptığı konuşmadaki, “Polisle çatışalım mı çatışmayalım mı” oylamasının olayları bu noktaya getirdiğine vurgu yaparak, “Hukukun verdiği kararları beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama hepimize düşen mükellefiyet nedir? Beğenmeseniz bile uymak zorundasınız. Eğer uymazsanız anarşi çıkar memlekette. Anarşi çıktığında neler olduğunu gördük. Bu nedenle herkesin anarşiden ve anarşiye sevk edecek sözlerden, eylemlerden uzak durulması gerekir. Yargı mensuplarına parmak sallamak, tehdit etmek, ‘sizi tanımıyoruz’ demek, ‘sonunuz şunun gibi bunun gibi olacak’ demek gerçekten doğru şeyler değildir. Polislerin üzerine asit atmak ne demektir? Kaldırımları sökerek polislerimizin kafasına atmak ne demektir? Polisler hepimizin evladı. Kahramanca görevlerini yapmaya çalışıyorlar. Polise baltayla saldırmak ne demek? Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı miting yaptığı yerde binlerce insanın içinde, ‘polisle çatışalım mı çatışmayalım mı’ şeklinde oylama yaptırırsa işin sonu buraya gider” şeklinde konuştu.
“Alçaklıktır, namussuzluktur”
Destici, Cumhurbaşkanı’nın ailesine küfredilmesini alçaklık ve namussuzluk olarak nitelendirerek şunları söyledi:
“Bu ülkenin Cumhurbaşkanı’nın merhum annesine, aile efradına küfrediliyor. Böyle bir alçaklık, namussuzluk ve şerefsizlik olabilir mi? Bu bize de olabilirdi. Özel’in ailesine de olsa, İmamoğlu’nun ailesine de olsa aynı tepkiyi verirdik. Aile kutsaldır. Hele ki rahmeti rahmana kavuşmuşlar daha da kutsaldır. Türk milletinin örfü, adeti, inancı bunu gerektirir. Demek ki bunu yapanlar ne bizim kültürümüzün insanı ne de bizim inancımızın insanı.”
Mustafa Destici ayrıca, CHP’nin İsrail’e karşı göstermediği ambargoyu milli ürünlere karşı göstermesinin halkta karşılık görmediğini ifade etti. – SİVAS